< >

KOMPOZİSYON ÖRNEKLERİ

  • Cumartesi, 09 Mar 2013
    18:38
    1

    Farklı konularda yazılmış kompozisyon örneklerini bu sayfada bulabilirsiniz.

    Öğretmenler Günü ile ilgili Kompozisyon örnekleri


    Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir. Ürünü insan olan ve başlı başına bir amaç olmaktan öte, bizleri yüce gayemize ulaştıran bir vasıtadır.

    İşlenen nakışlar ayrı bir sevda anımsatır gençlere. Dokunan kilimlerde alın teri karışır renklere. Kitaplar, inci Tanesi bilgiler savurmaya başlar rüzgâr gibi. Bilgiler bir oraya savrulur bir buraya. O bilgileri hayat yolunda birileri bulur ve kendilerine pusula edinirler. Onlar ki dünyadaki en şerefli, en kutsal mesleği yapanlardır www.nazlim.net bütün gözlerde. Öğrenciler, karanlık bir kuyu içinde kurtuluşu beklerken gizli bir el dokunur titreyerek. Puslu camlardan bakanlara açık bir yol olmuştur hiç kapanmayacak. Bu sayede geleceğe ilk adım atmış olacaklar öğrenciler. Dünyanın anlamsızlığını çözmeye çalışmışlardır kitapların arasından. 24 Kasım, yürekleri sevince boğacak anlamlı bir gün. Noktalı virgülün iki cümleyi birbirine bağlaması gibi onlar da öğrencilerle birliktedir her dâim. Gözlerdeki puslu camı şefkatleriyle silerler içten bir tavırla. İki kapılı han, www.nazlim.net meçhullerle doludur hayat çizgisinde. Dedektif gibi hep o meçhuller; aramakla geçer bütün ömrü. Bir deryada, hırçın dalgalarla mücadele ederler içlerinde umut ışığı var oldukça. Hep bir şeyi öğretmek için emek verirler öğrencilere. Doğruluk, hayatta en mühim şeydir insanların yüreğinde. Bu mükemmel olan şeyi öğretenler yine onlardır. Bir anne, bir baba gibi üstlerine titrerler öğrencilerin. Bu emeklerine karşı en çok istedikleri şey ise “Başarı”dır. Öğrencilerini başarılı olarak görmek, yüzlerinde bir tebessüm oluşmasına dâhi yeter. Mutluluğun kapısını açmak için anahtarını bulmak gerekir ilk önce. O anahtar ise, beyinlerindeki hazinede saklıdır bulmak isteyen için. Gülmekte ağlamakta insanlar içindir dünya çemberinde. Bugün gülme vakti geldi Türk evlatlarına. Onlar bir güldür hiç solmayan ve hep kan kırmızısı kalan. Bugün, onlara öğretmen olduklarının mutluluğunu yaşatalım yüreklerinde. Hakiki başarıyı gösterelim önlerinde.

    Sadece, 24 Kasım’da değil, her zaman onları hatırlayalım. Bir tebessüm dâhi yeter onları mutlu etmek için. Onlardan bu tebessümü esirgemeyelim. Çünkü; onlar her şeye değer.

     

    Öğretmenler Günü ile ilgili Kompozisyon örnekleri

    24 Kasım her yıl ülkemizde Öğretmenler Günü olarak kutlanır, geçmiş ve geleceğimizde emeği geçen öğretmenlerimiz sevgiyle anılır, ziyaret edilir. 24 Kasım, 1928 yılında Latin harflerinin 1 Kasım 1928 tarihinde kabulünün ardından Millet Mektepleri’nin açıldığı ve okuma yazma seferberliğinin başladığı gündür. Bugün sadece Millet Mektepleri açılmamış ayrıca Mustafa Kemal Atatürk Başöğretmen olarak kabul edilmiştir. Bu önemli tarih 1981 yılından itibaren her 24 Kasım günü öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlanmıştır.

    Mustafa Kemal Atatürk öğretmenlere hitaben yaptığı bir konuşmada toplumu şekillendirme adına öğretmenlere nasıl önemli bir görev düştüğünü şu sözlerle açıklanmıştır: “Arkadaşlar, yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askerlik, siyaset ve yönetim www.nazlim.net alanlarındaki devrimler, sizin; sayın öğretmenler, sizin toplumda ve düşünce yaşamınızda yapacağınız devrimlerdeki başarınızla gerçekleşecektir. Hiçbir zaman unutmayın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.” Böylesine mühim bir görevi olan öğretmenlere toplumsal açıdan çok önemli görevler düşmektedir.

    İşte 24 Kasım böylesine önemli bir iş yapan öğretmenlerimizi bir kez daha hatırladığımız, onlara olan sevgi ve saygımızı gösterdiğimiz, kutlamaların yapıldığı bir gündür.

    Öğretmenler Günü ile ilgili Kompozisyon örnekleri

    Öğretmenler günü belirli gün ve haftalar içerisinde en anlamlı olanlarından birisidir. Çünkü insan ilk öğreten cenabı Alah’tır. Cenabı Allah (cc) Alak suresinin ilk beş ayeti kerimesinde şöyle buyurmaktadır.

    1. Yaratan Rabbinin adıyla oku!
    2. O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.
    3. Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
    4. O Rab ki kalemle (yazmayı) öğretti.
    5. İnsana bilmedikleri şeyi öğretti.

    Hz. Ali bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum sözüyle öğreticiliğin ve bilginin ne kadar değerli olduğunu işaret etmiştir. Bu yüzden ilim ve ilim öğretici öğretmenler çok kutsal bir görev üzeredirler. Fakat öğretilen şeyin siyasi çıkarlar, yönlendirici yalan ve yanlış bilgiler olması bunun dışındadır. Bu tür çalışmalar insanlığa ilim ve öğretim müessesesine ihanettir. Bu dünyada olmasa ahrette mutlaka hesabı sorulacaktır.

    Öğretmenler bir toplumun sağlıklı düşünün bireylerini yetiştirme görevi üzerindedirler. Gelişmiş ülkerler ancak iyi eğitimden geçmiş fertlerin yetişmesiyle sağlanabilir. Dünya hayatının her çağında en doğru ve kazançlı yatırım insana yapılan yatırımdır. İnsanlık sağlam temeller üzerine yetişirse canlı ve cansız içinde bulunduğumuz hayatın her varlığı huzur ve selamet bulur. Bunları sağlayacak tarafsız saf niyetli çalışkan ileriye bakan öğretmenlerimizdir.

    Bir ülkede öğretmenlerin yaşam standartları mutlaka onların muhtaç olmayacakları düzeyde olması lazımdır. Öğretmenler ilim ve irfan mesleğinden başka hiç bir şeyle meşgul olmamaları lazımdır. Öğretmen yetiştirirken mutlaka liyakat kazanana kadar öğretimleri devam etmelidir. Dünya çapında huzur ve selametin garantörleri, her türlü siyasi varyanttan uzak insanlığın saadeti için çalışan öğretmenlerimizin uluslararası öğretmenler günü kutluyoruz.

    Öğretmenler Günü ile ilgili Kompozisyon örnekleri

    24 Kasım her yıl ülkemizde Öğretmenler Günü olarak kutlanır, geçmiş ve geleceğimizde emeği geçen öğretmenlerimiz sevgiyle anılır, ziyaret edilir. 24 Kasım, 1928 yılında Latin harflerinin 1 Kasım 1928 tarihinde kabulünün ardından Millet Mektepleri’nin açıldığı ve okuma yazma seferberliğinin başladığı gündür. Bugün sadece Millet Mektepleri açılmamış ayrıca Mustafa Kemal Atatürk Başöğretmen olarak kabul edilmiştir. Bu önemli tarih 1981 yılından itibaren her 24 Kasım günü öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlanmıştır.

    Mustafa Kemal Atatürk öğretmenlere hitaben yaptığı bir konuşmada toplumu şekillendirme adına öğretmenlere nasıl önemli bir görev düştüğünü şu sözlerle açıklanmıştır: “Arkadaşlar, yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askerlik, siyaset ve yönetim alanlarındaki devrimler, sizin; sayın öğretmenler, sizin toplumda ve düşünce yaşamınızda yapacağınız devrimlerdeki başarınızla gerçekleşecektir. Hiçbir zaman unutmayın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.” Böylesine mühim bir görevi olan öğretmenlere toplumsal açıdan çok önemli görevler düşmektedir.

    İşte 24 Kasım böylesine önemli bir iş yapan öğretmenlerimizi bir kez daha hatırladığımız, onlara olan sevgi ve saygımızı gösterdiğimiz, kutlamaların yapıldığı bir gündür.

     


    Çanakkale savaşı - Zaferi ile ilgili Kompozisyon örnekleri

    GURUR KOKAN TOPRAKLAR
    Siz hiç Çanakkale’ ye gittiniz mi? Denizin o kan kokan kırmızısına dalıp o maviliğe kırmızı hüznü salan şehitlerimizi düşündünüz mü? Ya da gecenin bir yarısında Karanlığın içinden gelen vatanı uğruna hayatını veren insanların sesini duydunuz mu? Ben duydum. İçinizde öyle derin fırtınalar kopuyor ki; gözlerinize anlamını bilmediğiniz çiğ taneleri düşüyor. Belki ağlıyor belki kahroluyorsunuz ama o her adım atışında üstlerine bombalar kurşunlar şarapnel parçaları yağan şehitleri düşündüğünüzde yüreğiniz bir parça daha eriyor.
    Neden bu kadar acı sözler düşüyor dudağımdan kalemime? Eğer o savaşta o yiğitler göğüs gerip o kurşunlara yüreklerinden kocaman surlar örüp kazanmasalardı o savaşı o zaman işte o zaman bizde olmazdık. Belki ayrı ayrı devletlerin himayeleri altına girip bu günkü hürriyet özgürlüğü yakalayamazdık; çünkü Çanakkale Türkiye’ nin geçiş noktası. Çanakkale’nin elimizden alındığını bir düşünsenize! Tanımadığımız insanların Türk topraklarını kazanması ve özgürce “ burası benim” dediğini. Onlarca Türk’ ün dedelerimizin atalarımızın ve sırtında kurşun taşıyan eşlerine yavrularına ve en önemlisi vatanına bir parça yardımı bulunmasını isteyen o analarımızın kanlarıyla sulanmış topraklarımızın bir başkasına ait olmasını… düşünmesi bile korkunç! İnsanın içine en derinden kurşunlar yağıyor sanki. Yüreğim bir nebze daha parçalanıyor içimde. Kendi kendime diyorum ki: “ O savaşta mağlup olsaydık şimdi bu bağımsız topraklar bizim olur muydu? Kendi vatanımıza emanet toprakların üstünde yürümez miydik? Düşmanlarımız önce Çanakkale’yi sonra İstanbul’ u ve sonra… O kadar ağır bir savaştan belki tüm Türkiye…Ama Türk Askeriydi onlar! Verir miydiler bu vatanı el oğluna? ‘Hayır’… Allah Allah diye inliyen sesleriyle savundular bu toprakları…”

    İşte böyle düşündükçe Çanakkale’ yi; acaba kırmızıya çalmasaydı deniz bu kadar hüzünlü dans etmeseydi yapraklar rüzgarla ve kanla sulanmasaydı bu toprak değerini bilir miydik? Titremezdik sanki sıradan bir yermiş gibi gelirdi. Aslında Türkiye’ nin her yeri gurur kokan topraklarla örtülü değil mi? Dünden bu güne onlarca savaş olmadı mı? Vatan uğruna bu topraklar kanla sulanmadı mı? Doğudan batıya onca insan şehit olmadı mı?

    Onlar öyle onurlu ve gururluydular ki yüreklerinin tam ortasında demirden ateş topları saplansa bile yüzlerinde vatanı uğruna can vermenin sevincini taşıyorlardı. Ey Türk Askeri! Sen ki cephenin ardında nasır tutan elerinle savaşırken onlar neden savaştıkların bile bilmiyorlardı. Çanakkale yakılıp yıkılırken ve üstümüze bombalar yağarken düşmana inat kadere inat ve gözlerini kaparken kırmızı yağmurlar altında ölüme inat yeni bir zafer kazanmanın sevinciyle dört elle sarıldın toprağına. İçine çekerken deniz kokusunu gözlerin doldu. Belki alınyazından belki yeni doğmuş bebeğinin hayalinden…Ama baş eğmedin.

    Ey Anadolu’ nun her tarafından gelip bu topraklarda yatanlar gözünüz arkada kalmasın. Biz bu aziz vatanı ister gecenin kör karanlığında ister alaca şafakta olsun kimselere bırakmayacağız. Çanakkale aslımızdır ve biz aslımızı unutmayacağız. 

     

    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili Kompozisyon örnekleri

    Cumhuriyet; egemenliğin milletin elinde olduğu yönetim şeklidir. Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yoludur Cumhuriyet… Özgürlüktür insanca varlık yoludur… Türklüğün vazgeçilmezi yönetimin temelidir… Atanın en büyük eseridir Cumhuriyet. Ulusun kendi gücü milletin sesidir… Uğruna savaşılan yoluna canların ortaya koyulduğu istiklalin meyvesi mücadelenin en eşsizinin ardından zaferin en güzel örneğidir… Azimle aşılan engellerin ardından nice zorluklardan sonra yüzlerde beliren tebessümdür… Sarayın sefasının halkın cefasının son bulmasıdır Cumhuriyet. Rahatın refahın ilk ışığı; özgürlüğün eşitliğin adaletin tek dayanağıdır… Türklüğün gururu hürriyetin sonsuzluğudur Cumhuriyet.

    Cumhuriyet Ülkemizin en büyük kazancıdır.Cumhuriyet erdemdir aynı zamanda.Çağdaşlığın göstergesi Demokrasinin ikiz kardeşidir adeta.İşye yeni bir heyecan var ülkemde.Yepyeni bir bayram var önümüzde . Bağımsızlığın özgürlüğün birlikte yaşamanın bayramı var ülkemde.
    Cumhuriyet halktırbirlikteliktirkardeşliktir ülkemde.Daima ileri gitmek adil bir şekilde paylaşmaktır eldekileri.Yaşamın kendisine el uzatmaktır kardeşliğin nefesiyle.Demokrasiyle olgunlaşmaktır.Hak ve adaletin tesisidir demokrasi kardeşliğiyle.Ve gülmektir acılara birlikte çekilen ızdıraba.Bağımsızlık savaşının meyvesidir cumhuriyet.Demokrasiyle yoğrulmuş halkımın tercihidir cumhuriyet.
    Cumhuriyet erdemdirpaylaşmaktıradalettir ülkemde.Özgürlüğün güvencesidir mevlana ikliminde.Cumhuriyet bize emanettir ve onu yine biz yaşatacağız

    Atatürk’ün olağan üstü çabalarıyla elde ettiğimiz şimdiki cumhuriyetimizi korumak bizlerin elinde. Unutmayalım ki bu cumhuriyet ancak bizim çaba ve uğraşlarımızla ilerler.

     

     

    Babalar Günü ile ilgili Kompozisyon örnekleri

    CANIM BABACIM

    Babalar gününü kutluyor o mübarek ellerinden öpüyorum. Biliyorum ki sana özel bu günde seni mutlu edecek en büyük armağan seni daima seven ve sorumluluklarını yerine getiren bir oğulun olduğunu bilmen ve buna inanmandır.

     

    Sevgili babacım sen ailemizin en büyüğü ve evimizin direğisin. Fedakârca çalışıp emek vererek evimizin ihtiyaçlarını karşılamak için uğraşıp durursun. Benim okuyup iyi bir insan olmama için maddi manevi hiçbir desteğini esirgemeden yemez yedirir giymez giydirirsin.

     

    Babacım bana inanıp güvenmeni ve bir gün benimde sana hayırlı bir evlat olarak yapmam gereken her şeyi yapacağımı zaten biliyorsun. Ailemizin mutluluğu ve yuvamızın sıcaklığını yaşadığım ve öğrendiğim tüm güzellikleri senin bizim için verdiğin emeklere borçlu olduğumu biliyorum. Sorumluluğunu bilen iyi bir babanın oğlu olduğum için çok şanslıyım bana verdiğin emekleri boşa çıkarmayarak aileme ve vatanıma faydalı bir insan olacağım.

     

    Canım babam Allahtan sana sağlık mutluluk ve uzun ömür vermesi için dua ediyorum. Unutma ki bir gün yaşlandığında senin elin ayağın her şeyin ben olan bir evlat olacağım. Tıpkı ben küçücükken senin bana olduğun gibi. Seni çok seviyorum babalar gününü yıllarca aile huzurumuz ile sağlık içinde kutlamayı diliyor saygıyla ellerinden öpüyorum.

     

     

     

    Kitap Okumanın Önemi ile ilgili Kompozisyon örnekleri

    Okumak haz duymaya zihnimizi süslemeye ve yetkimizi arttırmaya yarar. Haz duyurmak hususundaki faydası insan bir köşeye çekilip tek başına kaldığı zaman kendini gösterir. Zihnimizi süslemesinin konuşurken yetkimizi arttırmasının da bir iş hakkında hüküm verirken o işi başarırken faydası dokunur. Tecrübeyle yetişmiş kimseler tek tek bazı işler yapar onlar hakkında birer hüküm verebilirse de meseleyi her bakımdan göz önünde tutan öğütler vermek planlar yapmak nizamlar kurmak bilhassa bilgi sahibi kimselerin elinden gelir. Okumaya fazla vakit harcamak uyuşukluktur. Okunan kitaplardan süs olsun diye fazla faydalanmak gösteriş bir hüküm verirken sade kitaptaki kaidelere uymak da ukalalıktır.

     

    Okumak tabiatı tamamlar tecrübe ile de tamamlanır. İnsanın tabiat vergisi olan kabiliyetleri kendiliğinden çıkan bitkilere benzer; okumakla budanmaları lazımdır. Okumak tecrübeyle sınırlanmaz da başına buyruk bırakılırsa dağınık yönlere yayılmış bir bilgi verir. Tecrübe ile yetişen kimseler okumayı hor görürler. Basit kimseler ona hayrandırlar. Bilginler ondan faydalanırlar çünkü okuma sağladığı faydanın ne olduğunu öğretmez. Bu insanın göre göre tahsile ihtiyaç duymadan onun ötesine varan bir kuvvetle elde ettiği bir bilgeliktir. Kitapları ne cerhetmek ne yanlış bulmak için ne de zaten ispat edilmiş diye olduğu gibi kabullenip konuşmalarında sana konu olsun diye oku. Bazı kitaplardan insan yalnız zevk alır; bazılarını olduğu gibi yutar. Bazılarını geveler ve hazmeder. Yani bazı kitaplardan yalnız birtakım parçalar okunur; bazıları baştanbaşa ama inceden inceye tetkik edilmeden bazıları ise dikkat ve itina ile okunur. Bazı kitaplar da vardır insan onları vekil vasıtasiyle yani başkalarının onlardan çıkardıkları parçaları okur. Bu ancak kitabın değeri ve konunun önemi az olduğu zaman yapılır. Çünkü böyle başkasının süzgecinden geçmiş kitaplar imbikten süzülmüş adi su gibi yavan olur.

     

    Okumak insana olgunluk konuşmak canlılık yazmak da açıklık verir. Bu sebeple az yazanın hafızasının kuvvetli az konuşanın hazırcevap az okuyanın da bilmediğini bilir gibi göstermesi için kurnaz olması lazımdır. Tarih kitapları insanı akıllandırır; şiir nükteci matematik dikkatli kılar; felsefe eserleri de derinleştirir. Mantık ve hitabet münakaşalarda ustalaştırır; ahlak da ağırbaşlı yapar.

     

    "İnsanın okuduğu şey benliğine işler." Hatta insan zekasına ket vuran her türlü engeli iyi seçilmiş eserler okumakla ortadan kaldırabilir. Tıpkı vücudun tutulduğu hastalıkların münasip idmanlarla iyi edilebildiği gibi. Mesela top oyunu vücutta hasıl olan taşlarla böbrek hastalarına; ok atmak akciğerle göğüse ağır yürüyüşler mideye ata binmek baş ağrılarına iyi gelir v.s. Bu sebeple bir kimsenin zihni dağınıksa matematikle meşgul olsun; çünkü bir davayı ispat ederken biraz dalıverse davaya ta baştan başlaması lazım gelir. Eğer zekası farkları görüp ayırmaktan acizse iskolastikleri tetkik etsin. Çünkü onlar; "kılı kırk yararlar."

     

    Bir konuyla bir diğeri arasında münasebet kurmakta ve bir meseleyi ispat edip aydınlatmaya yarayacak delilleri hatırlatmakta güçlük çekiyorsa hukuk davalarını tetkik etsin. Böylece her zeka hastalığına ilaç olacak birer reçete bulunabilir.

     

    Kitap Okumanın Önemi ile ilgili Kompozisyon örnekleri

    İnsan için en etkili öğrenme yolu okumaktır. Okuyarak yetişmiş bir toplum başarılı ve güçlü olacaktır.

    İnsan beyni okuyarak beslenir ve bilgiler güçlenir. Okuyan insanların farklı bakış açıları vardır. Kelime dağarcıkları yüksektir. Bilgi edinme istekleri vardır. Kitap okumak düşünceleri besler ve güçlendirir. Tıpkı bir pusula gibi insana yol gösterir. Kitap okumayı sevenler genel kültür bakımından da üst seviyelerdedirler. Genel kültür toplumca önemsenen ve saygı duyulan bir değerdir.

     

    Okumanın ne yaşı ne de zamanı vardır. İnsan isteği her zaman bir şeyler okuyabilir. Yeter ki okumayı gerçekten istesin. Birileri istedi diye ya da zorla kitap okunmamalıdır. Okuma hevesi ve isteği öncelikle insanın kendi içinde olmalıdır. Okumak için ille de beş yüz sayfalık bir kitabı bitirmek gerekmez bazen bir sayfa bile o kadar çok şey anlatır ki insana. Okumanın satırı sayfası gerekçesi olmaz. Okumanın bir gerekçesi olacaksa eğer o da okumak olacaktır.

     

    Okuyan insanlar dünyayı ve olayları farklı bakış açılarıyla değerlendirebilirler. Konuşurken ya da yazarken fazla zorlanmazlar. Çünkü kelime hazneleri çok geniştir. İnsan okuduğu her kitaptan ya da yazıdan ne kadar yeni kelime öğrenirse bilgi havuzu da o kadar dolu olur. Bu havuzu doldurmak bizim elimizdedir.

     

    Okumanın bizlere sayısız faydası vardır. Önemli olan bunun değerini bilmektir. Bacon’un da dediği gibi “Okumak bir insanı doldurur konuşmak hazırlar yazmak ise olgunlaştırır.”

     


    Konu: "Bakarsan Bağ, Bakmazsan Dağ Olur" İle İlgili Kompozisyon Örnekleri

    "Çoğu zaman elimizdekilerin kıymetini bilmeyiz. İlgisizlik ve kayıtsızlıkla onları harap olmaya terk ederiz. Sonra, darmadağın, perişan bir görünüm karşısında kaldığımız zaman da üzülür ve pişmanlık duyarız.
    "Sahip olma" duygusu kuvvetli olan insanlar, ellerindekilerin kıymetini daima bilirler. Malını koruyabilmesi, insanı insan yapan özelliklerden biridir. Babadan kalma eski bir ev düşünelim; kayıtsızlığımıza kurban olduğu takdirde sonu viran olup yıkılmaktır. Böyle bir evi devamlı olarak onarır ve korursak, sonunda emeklerimizin karşılığı olan şirin ve güzel bir evle karşılaşırız. İnsan ilgisi, irade ve çabası, isterse çirkini güzel yapar. İlgisizlik ve ihmalinse, en üstün güzellikleri dahi yok edeceği unutulmamalıdır.
    Elimizdekilerin kıymetini bilmeyi, onları korumayı, değerlendirmeyi, çocukluğumuzda öğrenmemiz gerekir. Bu öğrenim bizde kökleştiği, karakterimizin bir parçası olduğu zaman elimizin altında olan her şey iyiye, güzele, mükemmele ulaşacaktır."

     

     

     

    KONU: "BAŞBAŞA VERMEYİNCE TAŞ YERİNDEN KALKMAZ. ile ilgili Kompozisyon örnekleri

    İnsanlar arasında birliğin ve dayanışmanın iş başarma ve mutlu olma yolunda gerekli olduğuna inanan atalarımız "Bir elin nesi; iki elin sesi" demişler. Hayatın zorlukları ve doğal olaylar karşısında tek insan aciz ve kudretsizdir; silinmeye mahkumdur. Başkalarından uzaklaşan, yalnız kendilerine inanan insanların daima yenilgiye uğrayışları bu gerçeği ispatlamak için yeterlidir.
    Yaşamak, zorlukları yenmek, başarı yolunda mesafe kazanabilmek için insanların birbirlerinin güçlerine, fikir ve düşüncelerine ihtiyaçları vardır. Birinin düşünce ve görüşlerinin tükendiği yerde, diğerinin zekası ve buluşları sonuca ulaşmada yararlı olabilir. Birlik olunan yerde ele alınan işlerin başarı yolları daha doğru ve sağlam olarak bulunabilir; çalışma düzeni daha sağlam bir şekilde kurulabilir. Fikir ve görüş çatışmaları dahi, gerçeğin ortaya çıkmasına yardım eder.
    Bütün girişim ve atılımlarımızda, daima bizden daha tecrübeli olanların fikir ve görüşlerine, yardımlarına başvuralım. Birliğin güçlü ahenginden ayrılmayalım.

      

     

     

    KONU: “DAĞ NE KADAR YÜCE OLSA, YOL ONUN ÜSTÜNDEN AŞAR” ile ilgili Kompozisyon örnekleri



    Bize ilk bakışta çok zor görünen işlere başladığımız zaman karşımıza çıkan engeller, hemen yılgınlığa kapılmamıza sebep olur; azmimiz yavaş yavaş kuvvetini kaybeder, dizlerimizin dermanı kesilir. Bir sonuç alamamanın verdiği manevi yorgunlukla çöker kalırız.
    Azmin elinden kurtuluş olmaz derler. Pek doğru olan bu söz, hayat mücadelemizde asla vazgeçmeyeceğimiz bir kılavuz olmalıdır.
    İnsan, davasına inanmalı, azmi hiçbir zaman elden bırakmamalıdır. Plansız bir mücadele, insana hayal kırıklıklarından başka bir şey vermez. Her şeyde olduğu gibi hedefe ulaşmak için yapılan yol tayinlerinde de aklı ve mantığı kullanmak gerekir. 
    Engeller, azimli insanları başarı yolunda kamçılayan manevi güçlerdir. Bunlar ilk bakışta ne kadar korkunç görünürlerse görünsünler, sağlam bir mantığın, kuvvetli ve inanılmış bir davanın, çelik gibi bir irade ve bükülmez azmin hedefe ulaşmasını kös tekleyemezler. O halde, önce ne istediğimizi, ne yapmamız gerektiğini bilelim. Sonra, bilgi, irade, azim ve cesaretimize güvenelim. Başarı er geç bizim olacaktır.

     
     

    KONU: "DAMLAYA DAMLAYA GöL OLUR, DAMLACIKTAN SEL OLUR." ile ilgili Kompozisyon örnekleri

    Tasarruf, maddenin değerini bilme; onu yerinde ve zamanına göre kullanabilme, bir tedbir vasıtası olarak değerlendirebilme demektir. Hayatta maddi bunalımlara düşmemek için tasarrufa ihtiyaç vardır. Herkes gelirinin bir kısmını zorunlu yerlere harcadıktan sonra, geri kalan bölümünü, gelecekte düşebileceği kötü durumlar veya birtakım ideallerinin gerçekleşmesi için biriktirmelidir. 
    Tasarruf, meyvesini zamanla verir. Bugünden azar azar, karınca kararınca biriktirdiğimiz paralar bir gün bizi şaşırtan, bazı maddi arzularımızı gerçekleştirecek kadar büyük bir yekun oluşturur. Tasarruf yapan herkes, sonunda böyle mutluluk verici bir sonuca kavuşur. Böylece, insanın isteklerine kavuşabilmesinin bir bakıma elinde olduğu anlaşılır. Tasarruf yapan kimseler tedbirli kimselerdir; önceden hazırlıklı oldukları için güç duruma düşmezler. Bir köşede birikmiş paraları, her zaman onların yardımcısı, desteği ve huzur kaynağıdır.
    İnsanoğlu tasarrufa çocuklukta alışmalıdır. Kendi ihtiyaçlarını tasarruflarıyla almaya çalışan çocuklar, en güzel alışkanlıklardan birini elde etmiş olurlar. Tasarruf varlığın garantisidir. 


    GÖZ ÖNÜNDE OLMAYAN KİMSE ZAMANLA UNUTULUR. ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "Bize en zor gelen şeylerden biri de, sevdiklerimizden isteyerek veya istemeyerek aynlmamızdır. Bazen ayrılmak bir zorunluluk olduğu için isteyerek ve istemeyerek sözlerini kullandım. Ayrılıklar insanı alışkanlıklarından kopardığı ve ruhumuzda bir boşluk yarattığı için oldukça sarsıcıdır. Herhangi bir sebeple bizden uzak düşen sevdiğimizin özlemi ile günler dayanılmaz bir hal alır; onsuz yapamayacağımızı, özlemine katlanamayacağımızı sanırız. Her geçen gün, araya çekilmiş bir set gibi gelir. Mücadeleyle geçen hayatta bizi oyalayacak o kadar çok şey ve yapmamız gereken o kadar çok iş vardır ki ister istemez kendimizi bunlara kaptırırız. Ayrılma acısına dayanamayacağımızı sandığımız insanın hayali ve düşüncesi gittikçe uzaklaşır. Gerçekçi insanlar için bu doğal bir haldir; unutmak değildir bu; hayatı, iyi-kötü her yönüyle kabul etmek, ona ayak uydurmaktır.
    Bir de hercai yaradılışta olanlar vardır. Sevdikleri yanlarında olduğu zaman gözleri başkasını görmez. Ama, bir ayrılmaya görsünler; başkalarının güzellik ve cazibesine kendilerini hemen kaptırıverirler. Yeni tanışmaların esrarlı çekiciliği içinde, uzakta kalan aranmaz olur.
    Bazıları da yalnız kendileri için yaşıyor gibidir. Daima içlerine kapanık ve dalgındırlar. Bunlar kolay kolay insan kıymeti bilmezler. Birilerine bağlanma isteği duymadıkları gibi ayrılık acısı da çekmezler. Giden gitmiştir. Onlara ne?.. Bazı insanlarsa, başkalarıyla yalnız kendi çıkarları için ilgilenir, dostluk ve samimiyet gösterilerinde bulunurlar. Ama o insanla olan çıkar bağı ortadan kalkmaya görsün hemen gerçek yüzlerini belli eder, dostlarını arayıp sormayı akıllarına bile getirmezler. Bu, onlar için gereksiz bir şeydir.
    Her şeye rağmen, insanda "sadakat" adı verilen bir duygu vardır. Kim ve nerede olursa olsun, sevdiğimiz insanı unutmamak... Bazı kaba gerçekçiler, bu sadakat sözünü duydukları zaman burun kıvırır, bunun yeryüzünde olmadığını söylerler. Tarihte büyük yankılar yapan ölümsüz aşklar düşünülsün, dostluklar hatırlansın hele... İnsan kalbi hor görülecek bir şey değildir. O bazen ölümsüzlüklerin, göz kamaştırıcı değerlerin ve duyguların barınağı olur. Hiçbir ayrılığın unutturamadığı aşklar vardır. Her türlü güç şartlar içinde seven ve sevmesini bilen insanlar vardır.
    Bu sebeple, "Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur" sözünü kullanırken çok dikkatli olmak gerekir. Çünkü, geçerli olduğu yerler de vardır, geçerli olmadığı yerler de..."

     

    "ACINDIRIRSIN ARSIZ OLUR, ACIKTIRIRSIN HIRSIZ OLUR. ile ilgili Kompozisyon örnekleri

    "Çocuk yetiştirmek, onu kişilik sahibi bir insan olarak topluma kazandırmak, hiç şüphesiz dünyanın en zor işlerinden biridir. Sağlam karakterli insanlardan meydana gelen huzurlu bir toplumun gerçekleşmesi için eğitime son derece ihtiyacımız vardır. Büyük Fransız romancısı Victor Hugo, Sefiller adlı eserinde, insanları aydınlıkta ve karanlıkta olmak üzere iki kısma ayırır. Karanlıkta olanlar, cahillerdir; onların aydınlığa kavuşması için büyük yazar; "İnsanlara biraz ışık gerek" diye haykırır. Bu ışık, eğitimdir.
    Eğitim deyince, aklımıza hemen okul, öğretmen, kitap kavramları gelir. Oysa, eğitimin temeli ailede atılır. Çocuk her şeyden önce ailesinin; en yakınlarının etkisi altındadır. Cahil, kaba, görgüsüz bir anne baba tarafından yetiştirilen çocukta düşünüş ve davranış bozuklukları görülür. Anne babanın yersiz ve yanlış davranışları, çocuk karakterinin gelişmesinde olumsuz bir etken olur.
    Çocuklarını dengeli ve ruhen sağlıklı olarak yetiştirmek isteyen anne babalar, kendi davranışlarına son derece dikkat etmelidir. Çocuğu başı boş bırakmak, çok sıkmak gibi aşırı ve yersiz davranışlar üzücü sonuçlar verip karakterin çarpık gelişmesine sebep olabilir. öyle ki, dengesizlikleri okul eğitimi bile kolay kolay gideremez. Sonuçta, topluma dengesiz bir şahsiyet katılmış olur.

     

     

    "ADAMIN İYİSİ İŞ BAŞINDA BELLİ OLUR." ile ilgili Kompozisyon örnekleri

    "İyi adam, sağlam karakterde olan, iyi düşünen, iyi duygulara sahip olan, iyi hareket eden, iyi niyetli insandır. Ruhunu eğittiği içindir ki birtakım zararlı davranışlardan ve zaaflardan uzaktır. Çevresindekilerin çıkarlarını en az kendi çıkarları kadar düşünür, kayırır. Yardımseverdir; hak yemez, yalandan kaçınır.
    "İş insanın aynasıdır" derler. Bu söz bize karakterle iş arasındaki bağlantıyı özlü bir şekilde anlatır. İyi adam, yaptığı işe kendini bütünüyle verdiği, çalışmayı en büyük görev saydığı ve yaptığının mükemmel olmasını istediği içindir ki canla başla çalışır. Kaytarma, işi başından atma yollarını araştırmaz; bunun, insanın hem kendi kişiliğine hem de çevreye karşı bir küçülme olduğunu bilir. Böyle, işlerine karşı iyi niyetli bir çalışma eğilimi içinde bulunan kimseler, ilk bakışta belli olur. Kendilerini işlerine kaptırmışlardır. Bir dakikalarını bile boş geçirmek istemezler. Bütün dikkatleri işleri üzerinde yoğunlaşmıştır. Sağdan soldan gelen etkilere uymazlar, zararlı eğilimlere kapılmazlar. Derin bir sorumluluk duygusuyla yaptıklarının daima en iyi, en başarılı olmasını isterler. Bu amaçlarına ulaşırlar da...
    Toplumun kalkınması için böyle sağlam karakterli, güvenilir, çalışkan bireylere ihtiyaç vardır. Bir insan kendisine verilen işleri canla başla, gerçek bir sorumluluk duygusuyla, en iyi şekilde yapmağa çabaladığı an, sağlam ve saygıdeğer bir kişiliğin temellerini atmış demektir.

     

     

    "ADAM ADAMA YÜK DEĞİL, CAN GÖVDEYE MÜLK DEĞİL." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "İnsanoğlu, başı sonu sırlarla dolu, göz kamaştırıcı bir evrenin aldanışlar içinde bulunan varlığıdır. Dünya zevklerine kapılmaya, kendi öz çıkarları uğruna türlü çılgınlıklar yapmaya niyetlidir; dünya malının heveslisidir. Daima rahat ve huzur peşinde koşar. Kendi huzurunu ararken başkalarının varlığı birer engel olarak ortaya çıkar. Sosyal hayatın olduğu yerde karşılıklı yardımlaşmaların, fedakarlıkların, eziyetlerin olması doğaldır. Ama çıkarına düşkün insan, bunu bir türlü kabul etmek istemez. Çevrenize şöyle bir kulak kabartırsanız, herkesin birbirinden yakındığını işitirsiniz. Gün geçtikçe maddeye doğru yönelen insan, dünyaya gelişimizin gerçek gayesinin insanları sevme, iyilik ve yardım etme olduğunu bilmezlikten gelir. Hatta, dünya nimetleri onun gözünü öyle kamaştırır ki, bunun dışında kalan şeyler üzerinde düşünmeye bile yanaşmaz. Zevklerin ortasında insan, kendisini ölümsüz bir varlık olarak görür veya böyle bir aldanışa kapılmayı hissiyatına daha uygun bulur. Kendini, kendi dünyasının biricik hakimi sanır. Oysa, insanlara biraz düşünce ve alçak gönüllülük gerekir. Şu pırıl pırıl parlayan evren ruhumuzun fazilet ışıklarını söndürmemeli, hatta daha da nurlandırmalı. Yaşayışımızın tanrısal sırrı unutulmamalı. Bize bir nimet olarak verilen hayatın temel amacı gözden kaçırılmamalı. Bir gün öleceğimizi düşünerek maddi hırs ve zevklere başkalarını feda edercesine kapılmaktan kendimizi alıkoymalı; ardımızda iyi bir isim bırakmak için insanları sevmeli; onlara yardım eli uzatmalı, onlarla birlik olunmalıdır. İnsanlığın maddi ve manevi kurtuluşu için hepimize düşen bir görev vardır. Bunu unutmayalım."

     

    "ALİM UNUTMUŞ, KALEM UNUTMAMIŞ." ile ilgili Kompozisyon örnekleri"Uygarlık ateşin bulunmasıyla başlar denir ama, benim uygarlık ve kültür anlayışıma göre; gerçek başlangıç, yazının bulunmasıdır. Ömrün geçiciliğini kavrayan insanlığın, kendi yaratıcı gücünü ispatlamaya kalkışması, geçen zamana hakim olmak istemesi ve bedenen ölse de manen yaşama düşüncesiyle yazıyı icat etmesi, sanıldığından da önemli bir olaydır.
    İnsan aklı ve hayal gücü tükenmez bir hazinedir. Bilginler, dahi sanatçılar, tanrısal bir ilham ve şahsi çalışmalarıyla bu hazineyi gereğince kullanmasını bilirler. Bugünkü uygarlık ve kültürün parlak bir seviyeye ulaşması hep onların çalışması sayesindedir. Ama nasıl bir çalışma? Acaba bir buluşu, bir gerçeği, bir parlak düşünceyi yazıyla ifade etme olanağı olmasaydı, insanlık böylesine ileri gidebilir miydi? Şüphesiz, hayır... İfade ve ifadeyi kayıt, yani; yazma veya bir eser meydana getirme, sürekli bir ilerleme ve manen ölümsüzlük demektir. Ne kadar kuvvetli ve dahiyane olursa olsun, yalnız hafızaya hapsedilen düşünce veya fikir sonunda sönmeye, unutulmaya mahkumdur. Ama bir yazılı anlatım, bir eser, doğusundaki tazelik, güzellik, canlılık ve pırıltıyla daima karşımızdadır. İnsanlar ölür, düşünceler zamanla hafızadan silinir ama, eser ölmez."

     

     

    "AKILSIZ BAŞIN CEZASINI AYAKLAR ÇEKER." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "İşlerini düşünerek, bir plana göre düzenlemeyen insanlar, bir türlü olumlu bir sonuca ulaşamaz, daima eksiklikler peşinde koşarlar. Bu yüzden çok yorulur ve bunalırlar. Pek tabii, neticede hep üzüntü çekerler.
    Böyle gereksiz zorluklara ve bunalımlara düşmemek için akıl ve düşünceyle iş birliği etmek, onların aydınlattığı yoldan ilerlemek kendi lehimizedir. Her şeyin bir anda olup bitmesini isteyen, aceleci insanlar, bir şeye karar verdikleri anda, etraflıca düşünmeden apar topar harekete geçerler. Birçok engelle karşılaştıkları zaman, bunları zamanında hesap edememenin pişmanlığı içinde tekrar hareket ettikleri noktaya dönerler. Böyle insanların hayatı, gereksiz çaba ve zorluklarla tükenir gider.
    Pek tabiidir ki, her şeyin başarılması için izlenmesi gereken doğru ve ideal yollar vardır. Harekete geçmeden önce, bu yolu bulabilmek çok önemlidir. Bu da aklın kutsal ışığı sayesinde mümkündür.
    Birçokları, olaylar ve gerçekler karşısında mantıktan çok his ve heyecanlarıyla hareket ederler. Acı kayıplara uğrayıp, sonunda pişman olanlar, hep bu şekilde davranan, aklın kılavuzluğuna başvurmayan kimselerdir.
    Şu halde; birtakım kırgınlıklara, bunalımlara, kötü durumlara düşmemek, bizi ruhen ve bedenen yoracak kayıplara uğramamak için, yapmaya karar verdiğimiz işler üzerinde ilk önce düşünme yoluna girmemiz gerekir. Bu da, basit bir düşünmeden çok, sistemli ve araştırıcı düşünme olmalıdır. İşlerinin hatalı, eksik taraflarını düşünmeyen, zorlukları, ihtimalleri önceden hesap etmeyen insanlar, daima amaçlarına ulaşamadan düşer."

     

     

    "ANAMIN EKMEĞİNE KURU, AYRANINA DURU DEMEM." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "Analarımız bizim en değerli varlıklarımızdır. Şüphesiz onlar, hayattaki en fedakar sadık dostlarımızdır. Bizim varlığımız, sağlığımız için canlarını seve seve vermeğe hazırdırlar. Yemezler; yedirirler, giymezler; giydirirler. En büyük istekleri bizim başarılı, sağlıklı ve mutlu olmamızdır. Buna karşılık biz de analarımıza ölmez sevgi bağlarıyla bağlıyız. Varlığımız ancak onlarla bir bütün meydana getirir.
    Bizi hayata getiren, yaşamayı, gülmeyi, erdemi, sevgiyi ve bütün insanca şeyleri öğreten analarımızdır. Sevginin ilk ve içten şeklini onlardan öğreniriz. Hayata bağlanmamız, insanlığı sevmemiz hep onların sayesindedir. Ana ile çocuk arasındaki bu bağ ve sevgi, şüphesiz kutsal bir anlama sahiptir. Fedakarlığı ödenemeyecek kadar büyük olan bu kutsal varlıklara karşı bizim de birçok görevlerimiz vardır; onları sevgilerin-en derin ve en ölmezi ile sevmek, saymak bu görevlerin başında gelir. Analarımız bizim içten inanç kaynağımızdır. Onların yaptığı her şey bizim iyiliğimiz içindir. Onlara karşı çıkmak, isteklerini yerine getirmemek, kalplerini kırmak günahların en büyüğüdür; affedilmez bir nankörlüktür. Verdiklerini küçümsemek, kusurlu bulmak aslında kendimizi küçümsemek demektir.
    Şunu unutmamalıyız ki, onların kendi şartları içinde verdikleri, yaptıkları her şey kendi iyiliğimiz ve mutluluğumuz içindir."

     

     

    "AT BULUNUR, MEYDAN BULUNMAZ. MEYDAN BULUNUR AT BULUNMAZ." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "Doğumdan ölüme kadar ömrümüz, daima bir çaba ve çırpınma içinde geçer. Genel zaafımız, sürekli olarak bir şey istemek, ihtiyaç duymak ve arzuladığımız şeylerin tümüne kavuşamamaktır. Bütün çırpınmalarımıza rağmen, ihtiyaçlarımız hiçbir zaman bitmez. Bir isteğimizi yerine getirdiğimiz anda bir başkasının telaşına kapılırız; sonra yine bir koşuşmadır başlar.
    Galiba insanın kaderi hep çabalamak ve bir şeylerin peşinde koşmak. Bu, ona bir bakıma zevk de verir, eziyet de... Geçenlerde, her zaman alışveriş ettiğim bir kırtasiyeciye, ihtiyaçlarımın hiç bitmediğinden şikayet etmiştim. Oda bana şu sözü söylemişti: "İhtiyaçlar ancak ölümle biter:" Bu söz bana çok anlamlı geldi, üzerinde uzun uzun düşündüm. Belki de yaşamak denen şey, hep bir şeylere ihtiyaç duymak... Bir düzen kuramadığımızdan, eksikliklerden, iki yakamızın bir araya gelmeyişinden yakınmadan önce, Pollyana gibi kendi kendimize bir felsefe yaratırsak, sızlanmalarımızın yerini belki de tükenmez bir mücadele gücü alır. Yaşamak mademki hep değişik şeylere ihtiyaç duymaktır, o halde ihtiyaç duyduğumuz nispette yaşıyoruz demektir. Ne dersiniz?"

     

    "ATILAN OK GERİ DÖNMEZ." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "Konuşurken veya bir davranışta bulunurken İhtiyatı elden bırakmamak gerekir. Düşünmeden söylediğimiz bir söz, yaptığımız bir hareket bizi giderilmesi imkansız hatalara düşürebilir. O zaman pişmanlık da fayda vermez. Olan olmuş, söylenen söylenmiştir bir kere... Her işte başarılı olmanın ön koşulu, doğru olanı yapmayı bilmektir. Bizi tanıyan veya tanımayan bir çevrede herhangi bir davranışta bulunmadan veya söze girişmeden önce, çok düşünmek ve isabetli davranmak gerekir. Davranışlar veya sözler kişiliğin aynası olarak kabul edilirse, bir hususta düşüncesizce yapılan kontrolsüz atılışların bizi ne kadar olumsuz tanıtacağı unutulmamalıdır. Olgun insan, harekete geçmeden önce iyice düşünen, davranışlarını kontrol etmesini, sözünü ölçüp tartmasını bilen, yerine, zamanına göre konuşabilen, yeteneklerine göre adım atan kimsedir."

     

     

    "AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZAT." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "Bazı insanlar vardır; kendi güçlerini ve maddi durumlarını gerektiği şekilde değerlendiremezler. Yani, kendi kendilerine karşı bir çeşit vurdumduymazlık içindedirler. Nerden geldiğini düşünmeden ölçüsüz yatırımlarda bulunur, har vurup harman savururlar. Tabii ki, böyle düşüncesiz hareketler yüzünden sonunda yine kendileri zarar görürler. "Ayağını yorganına göre uzat" sözü böyle ölçüsüzlüklerde bulunan insanlara uyarı niteliğinde söylenir.
    Hayatı anlamış, olgun bk insan, böyle pişmanlık verici durumlara düşmemek için önce kendini tanır, maddi durumunu değerlendirir, sınırlar. Varlığının bilincine varmak insanı gereksiz hareketlerden ve ölçüsüzlüklerden alıkoyar.
    Anlaşılıyor ki, herkesin maddi sıkıntılardan korunması kendi elindedir. Herkes gönlünce birçok şeye sahip olmak ister. Ama akıllı bir insan gereksiz ve aşırı isteklerden sakınır. Yapılması, kendi kudreti ve şartları içinde mümkün olan şeylere yönelir. Kudretiyle - isteklerini, geliriyle - giderini ayarlayabilen bir kimse ölçüsüzlüklerin kurbanı olmaktan uzaktır.

     

     

    "AZICIK AŞIM,KAYGISIZ BAŞIM." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "İnsanoğlunun büyüktedir gözü hep. Elinde bulunanlarla yetinmeyi bilmez; gönlünce birçok şeye sahip olmak ister. İstekler, başka istekleri doğurur ve insan ihtiyaç denizi içinde çırpınır durur. Oturduğu yerde sadece birçok şey isteyip kıvranan insanlar yanında, bu yolda çaba gösterenler de vardır. Bu çaba, ilhamını gereksiz tutkulardan almadığı zaman insanı mutluluğa götürme yönünde faydalı olabilir. Ama insanın gözünü karartan bir tutku söz konusu olduğu zaman, kişi sonsuz mutsuzluğa sürükleniyor demektir.
    Türlü nedenler dolayısıyla içinde bulunduğumuz şartlan aşamadığımız zaman gereksiz bir açgözlülükle kudretimiz dışında olan şeylerin hayaline kapılıp huzurumuzu bozmamalıyız. Çabalarımızın sonunda elde ettiğimiz şeylerle mutlu olabiliyorsak daha büyük şeylere de layığız demektir.
    Büyük şeylerin sıkıntısı büyük olur derler. Bu sıkıntılara katlanacak durumda değilsek, niçin gözümüz yükseklerde olsun? Mücadele gerektirmeyen basit ve gösterişsiz bir yaşantı en büyük parçayı elde etme yolunda yapılan didişmelerden daha rahattır."

     

     

    "BAKARSAN BAĞ, BAKMAZSAN DAĞ OLUR" ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "Çoğu zaman elimizdekilerin kıymetini bilmeyiz. İlgisizlik ve kayıtsızlıkla onları harap olmaya terk ederiz. Sonra, darmadağın, perişan bir görünüm karşısında kaldığımız zaman da üzülür ve pişmanlık duyarız.
    "Sahip olma" duygusu kuvvetli olan insanlar, ellerindekilerin kıymetini daima bilirler. Malını koruyabilmesi, insanı insan yapan özelliklerden biridir. Babadan kalma eski bir ev düşünelim; kayıtsızlığımıza kurban olduğu takdirde sonu viran olup yıkılmaktır. Böyle bir evi devamlı olarak onarır ve korursak, sonunda emeklerimizin karşılığı olan şirin ve güzel bir evle karşılaşırız. İnsan ilgisi, irade ve çabası, isterse çirkini güzel yapar. İlgisizlik ve ihmalinse, en üstün güzellikleri dahi yok edeceği unutulmamalıdır.
    Elimizdekilerin kıymetini bilmeyi, onları korumayı, değerlendirmeyi, çocukluğumuzda öğrenmemiz gerekir. Bu öğrenim bizde kökleştiği, karakterimizin bir parçası olduğu zaman elimizin altında olan her şey iyiye, güzele, mükemmele ulaşacaktır."

     

     

    BAŞ BAŞA VERMEYİNCE TAŞ YERİNDEN KALKMAZ. ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "İnsanlar arasında birliğin ve dayanışmanın iş başarma ve mutlu olma yolunda gerekli olduğuna inanan atalarımız "Bir elin nesi; iki elin sesi" demişler. Hayatın zorlukları ve doğal olaylar karşısında tek insan aciz ve kudretsizdir; silinmeye mahkumdur. Başkalarından uzaklaşan, yalnız kendilerine inanan insanların daima yenilgiye uğrayışları bu gerçeği ispatlamak için yeterlidir.
    Yaşamak, zorlukları yenmek, başarı yolunda mesafe kazanabilmek için insanların birbirlerinin güçlerine, fikir ve düşüncelerine ihtiyaçları vardır. Birinin düşünce ve görüşlerinin tükendiği yerde, diğerinin zekası ve buluşları sonuca ulaşmada yararlı olabilir. Birlik olunan yerde ele alınan işlerin başarı yolları daha doğru ve sağlam olarak bulunabilir; çalışma düzeni daha sağlam bir şekilde kurulabilir. Fikir ve görüş çatışmaları dahi, gerçeğin ortaya çıkmasına yardım eder.
    Bütün girişim ve atılımlarımızda, daima bizden daha tecrübeli olanların fikir ve görüşlerine, yardımlarına başvuralım. Birliğin güçlü ahenginden ayrılmayalım."

     

     

    "DEVE BOYNUZ UMARKEN KULAKTAN OLMUŞ." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "İnsanda yükselmek, büyük başarılara ulaşmak için azim ve ihtiras olmalı; her yerde, her zaman hak için mücadele etmesini bilmeli. Ancak insan, ihtiraslarına hakim olmasını da öğrenmeli. Haktan ötesini istememeli. Layık olduğu hakka razı olmak, iyi yetişmiş, olgun ve erdemli insanların meziyetidir. Bazı insanların türlü felaketlere, kayıplara uğramalarının sebebi; aç gözlü olmaları, eldekiyle yetinmeyi bilmemeleridir. Bu insanlara hadlerini bilmeyenler de diyebiliriz. Çünkü, tok gözlü olmamanın kötü bir huy olduğunun farkında bile değillerdir. Bunlarda maddeye karşı tükenmez bir iştah vardır; doymak bilmeyen bir açgözlülükle gözleri daima yukarıda ve çoktadır. Hayatı bir çeşit kumar masası olarak kabul ederler. Daima daha fazla kazanmak için akıl ve mantık dışında hareket etmeyi bir alışkanlık haline getirirler. Tabii, şansları her zaman umdukları gibi yaver gitmez; çoğu kez, kazanacakları yerde ellerindekini kaybederler. Çok zaman farkına varmadan ihtiraslarını doyurmak için her şeye boyun eğerler. Sonunda zavallı ve yoksul bir duruma düşerler. Yanlış tutumları yüzünden kimse tarafından sevilip sayılmadıkları için yapayalnız kalırlar. Dostsuz ve sevgisiz kalmak kayıpların en büyüğüdür.
    O halde, hayatımız boyunca birtakım zararlara, zor ve gülünç durumlara düşmemek için kanaatkar olmasını bilmeliyiz. Akla ve mantığa aldırmayıp, sadece ihtiraslarımızı doyurmak için kumar oynarcasına, gücümüz dışında yatırımlar yapmaya kalkışmak bize hayal kırıklığından başka bir şey kazandırmaz."

     

     

    "DİLİM, GİYDİRİR BANA KİLİM." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "İnsanoğlunun çektiği dili belasıdır derler. Susmayı gerektiren yerlerde susmamak, olumlu olumsuz heyecan gösterileri yapmak, yerli yersiz müdahalelerde bulunmak birçok kayıplara sebep olur. "Söz gümüşse sükut altındır" derler. Her ne kadar insan altta kalmamak çabasında ise de, bazı durumlarda dilini tutabilmek, konuşmaktan çok daha değerli ve yerindedir. Bilhassa heyecan ve öfke anlarında zapt edilmesi gereken bir organdır dil. Küçük bir gevşeklik anı, onarılmaz hataların yapılmasına yol açar. Bir kere söylenilen söz geri alınmaz ve yaptığı hasar kolay kolay onarılamaz. İnsanın dilini tutabilmesi, bir bakıma iradesine hakim olabilmesi demektir. özel hayatımızda birtakım nedenler yüzünden haksızlıklara uğrayabilir, umulmadık durumlarla karşı karşıya kalabiliriz. Böyle durumlarda hemen paniğe kapılıp itibarımızı sarsmaktan, çevremizde olumsuz bir etki bırakmaktan sakınmalıyız. Gücümüzü heyecan tepkilerimizin ifadesi olan konuşmalara bağladığımız sürece hatalara ve yanılgılara uğramaktan, güç durumlara düşmekten kendimizi kurtaramayız.
    Böyle, sonradan pişmanlık verecek güç durumlara düşmemek için, olaylara hakim olabilecek bir olgunluğa ve irade kuvvetine sahip bulunmak gerekir. Heyecanlarımızı, tatminsizliklerimizi dışa vurmamak her zaman bizim lehimizedir. Çevrede itibar ve saygı gören insanlar, az, öz ve yerinde konuşan kimselerdir."

     

     

    "DEVEYİ YARDAN UÇURAN BİR TUTAM OTTUR." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "İnsanoğlu bütün gücüne, kudretine ve iradesine rağmen zaman zaman yersiz isteklere ve zaaflara düşmekten kendini alı-koyamayan bir varlıktır. Ruhumuzun derinliklerinde, doldurulamayan nice boşluklar, karanlık taraflar vardır. İnsan, bunların pençesine düşmeye görsün; bir anda yanlış eğilimlerinin ve zaaflarının kurbanı olur. Küçük çıkarlarını tatmin etmek isterken çok büyük kayıplara uğrar. Toplum içindeki saygınlığını ve seçkin yerini kaybediverir. Basit çıkarları ve kaprisleri uğruna hayatları mahvolmuş nice insanlar vardır.
    Hayatımızın her anında hislerimizin ve kaprislerimizin esiri olmaktan kurtulmak için aklın bilinçli kılavuzluğu altında eğitimin, iradenin ve vicdanın kurtarıcı ışığına sığınmalı, basit çıkarlara kapılarak hem kendimize hem de topluma zararlı olmaktan sakınmalıyız.
    Sağlam karakterli, güçlü kişiler, olgun davranmaktan vazgeçmeyen, zayıf anlarının esiri olmayan insanlardır."

     

    "DEVLET, ADAMA AYAĞI İLE GELMEZ." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "Ne kötü bir huyumuz vardır; elimizi şakağımıza dayayıp başımızı havaya kaldırarak mutlulukların hep gökten bir zembille inmesini bekleriz. Ağzımızda hep tekdüze ve alışılagelmiş yakarışlar: "Ah bir piyango çıksa da zengin olsam!", "Ah, bir arabam olsa!", "Ah, bir evim olsa!", "Ne olur sanki, müdürlük görevini bana verseler!", veya "Nerde o sınavı kazanacak şans bende?" v.s. Tabii, zamanımız çaba harcamaktan çok hayal kurmak ve yakarışla geçtiğinden, özel yaşayışımızda pek az bir ilerleme kaydeder veya olduğumuz yerde duraklarız. Sonra, talihsizliklere ve kadere bir yüklenmedir başlar. Hani, da çalışmayan, gerekli mücadeleyi yapmayan kulu kayırmaz. İnsan, bir mevki, bir mutluluk hayal ediyorsa, oturmaktan veya olur olmaz, akılsızca bir mücadeleye girişmeden önce, planlı bir şekilde düşünmeli. Acaba kavuşmak istediği şey nasıl bir mücadeleyi gerektiriyor? Amaca ulaşmak için izlenecek yolu belirledikten sonra, ne kadar yorucu olursa olsun, hedefi bulmak ve erişmek mümkündür. "Azmin elinden bir şey kurtulmaz" sözü, bunu özlü bir şekilde ifade eder. Düşün, çalış, yıkılma, sonunda er geç isteğine ulaşırsın. Yeter ki, iste... Ama bütün gücünü harcama pahasına da olsa istemesini ve azmetmesini bil."

     

     

    "DİLSİZ DE OLSA KAMİL BELLİ OLUR." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "Kültürlü, iyi eğitilmiş, olgun ve faziletli insanların kendilerine özgü bir havaları vardır. Görünüşlerinde sanki yaşadıkları yılların ve tecrübelerinin izlerini taşırlar. Akıllı, onurlu, saygıdeğer, ciddi ve anlayışlı davranışlarıyla toplumdaki yerlerini sessiz sedasız buluverirler. Varlıklarında, ruhen eğitilmiş olmanın davranışlara, bakışlara kazandırdığı bir incelik ve başkalık vardır. Böyle insanları nerede olsa ayırabilmek mümkündür. Gereksiz ve kaba davranışlardan, asabilikten, dengesizlikten, heyecanlardan uzaktırlar. Ruhi asaletleri onlara ağırbaşlı bir görünüm kazandırır. Konuşmaları ve davranışlarıyla kişiliklerini kabul ettirirler.
    Demek oluyor ki, kamil insan olma yolunda gösterdiğimiz çabalar, sonunda bizi.üstün kişilikli, saygıdeğer bir varlık haline getirir. Bu da en büyük kazançtır."

     

     

    "DOSTUN ATTIĞI TAŞ, BAŞ YARMAZ." ile ilgili Kompozisyon örnekleri
    "Dost, kötü günlerimizde teselli ve şefkatine sığındığımız, mutluluklarımızı paylaştığımız, ruhumuzun bütün sırlarını rahatlıkla açıklayabildiğimiz insandır. O, en fazla ihtiyaç duyduğumuz vazgeçilmez, kutsal bir varlıktır. Başımız darda kaldığı zaman koştuğumuz ilk yer onun kapısıdır. O, bizi tamamlayan parçamız, devamımız demektir; onu kendimizden ayıramayız. Dostumuz bizi en az kendimiz kadar kayırır. Vefakar ve fedakardır.
    Gönlümüzde ve düşüncelerimizde büyük bir yer kaplayan dostumuz, daima bizim iyiliğimizi ister. Başarılarımızı alkışlar, kötü bir davranışta bulunduğumuz zaman bizi uyarır, doğru olanı gösterir. İyiliklerimizi över, kusurlarımızı gidermeye çalışır. Ona olan inancımız sonsuzdur. Bu yüzden yüzümüze vurduğu gerçekler ne kadar acı olsa, bizi incitmez. Hatalarımızı onarmaya, yanlışlarımızı düzeltmeye yöneltir. Onun ışık tutan, teselli eden varlığı; bizi mükemmelliğe eriştirmek için tenkit eden kılavuzluğu sayesinde kötülükleri yenmeye çalışırız. Ona karşı duyduğumuz saygı, derin ve samimi inanç bizi moral çöküntüsünden kurtarır. Dolayısıyla, onun gösterdiği yol bizi başarısızlığa değil, başarıya, mutsuzluğa değil, mutluluğa götürür.
    İyi niyeti, sevgiyi ve inancı hissetmek bizi güçlü kılar. Temenni edelim ki, bunun kaynağı olan dostlarımız eksik olmasın:"

     

    ÖZDEYİŞLERİ AÇIKLAMAK İÇİN SEÇİLEN KOMPOZİSYON KONULARI İÇİN TIKLAYIN

    ATASÖ

    Etiketler:
    kompozisyon
    kompozisyon-ornekleri
    konularina-gore-kompozisyonlar
  • Yorum Yap

    • Yorum :