< >

10.Sınıf Türk Edebiyatı Ders Notları

  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:41
    0

    TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER

          Edebiyatımız, hiçbir yazılı belge bulamadığımız çok eski dönemlerde başlamış ve birbirinden farklı kollar halinde gelişmek suretiyle günümüze kadar süregelmiştir. Başlangıcından günümüze kadar aynı milli ruhun, edebiyatımızın bütün dönemlerinde hiç değişmeyen ve amacı belirleyen bir çizgi olarak varlığını hissettirdiğini görüyoruz. Ancak bu milli çizgiye onu zenginleştiren birbirinden farklı motiflerin de eklendiğini söylemeliyiz. Edebiyatımızın hangi medeniyetin veya hangi edebiyatların tesirine girdiğini, hangi amaçlara hizmet ettiğini ve toplumdaki hangi sosyal sınıflar tarafından temsil edildiğini bu farklılıklara bakarak anlıyoruz. Ayrıca edebi eserlerde kullanılan kelimelerin yapılarına, çekimlerine ve ses özelliklerine bakarak hangi dil coğrafyasına ait olduğunu belirtiyoruz.   Dünyada başka milletlerin edebiyatlarında Devamı»
    TURK-EDEBIYATININ-DONEMLERE-AYRILMASINDAKI-OLCUTLER
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:41
    0

    EDEBİYAT-TARİH İLİŞKİSİ

        Edebiyat tarihi, medeniyet tarihinin en önemli kısmıdır. Bir milletin uzun asırlar esnasında geçirdiği fikrî ve hissî gelişmeyi belirten bütün kalem ürünlerini inceleme ile onun manevi hayatını, gerçekte olduğu gibi tasvire çalışır.   Edebiyat, toplumun bir kurumu olmasından dolayı, kendisini meydana getiren toplumun diğer kurumlarıyla bağlı ve onlarla ahenklidir. Hakikaten, bir milletin coğrafi çevresiyle, sonra iktisadi, dinî, hukuki, ahlâkî, bedii, siyasi hayatıyla edebiyatı arasındaki bağlantılar çok açıktır.   Edebiyat tarihi, bir ulusun yüzyıllarca meydana getirdiği edebî eserleri inceleyerek geçirdiği dönemleri kronolojik bir sıra içinde inceleyen bilim dalıdır.   Edebiyat tarihi, edebî eserlerle o eserleri yaratanları sosyal çevresi ile beraber Devamı»
    EDEBIYAT-TARIH-ILISKISI
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:40
    0

    Sözlü Edebiyat Dönemi

        Sözlü Edebiyat, Türklerin henüz yazıyı kullanmadıkları dönemdeki edebiyattır. Bu dönem edebiyatı sözlü olarak üretilmiş ve kulaktan kulağa yayılarak varlığını sürdürmüştür. Bu dönemde edebiyatımızı Şamanizm, Manihaizm, Budizm gibi dinler etkilemiştir. İslamiyet öncesi Türk edebiyatı, M.Ö. 4000′li 3000′li yıllardan başlayarak Türklerin İslamiyet’i kabul ettiği XI. yüzyıl ortalarına kadar sürer. Bu uzun dönemin Köktürklere ait yazılı anıtların ortaya konduğu M.S. VI. yüzyıla kadar olan bölümü sözlü edebiyat dönemi olarak adlandırılır.   Bilindiği gibi söz yazıdan öncedir. Böyle olunca da yazılı edebiyat ürünlerinden önce, sözlü edebiyat ürünlerinin oluştuğu ortadadır. Bütün ulusların edebiyatında olduğu gibi Türklerin edebiyatında da sözlü edebiyatın doğuşu dinsel temellere Devamı»
    Sozlu-Edebiyat-Donemi
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:39
    0

    İslamiyet Öncesi Yazılı Türk Edebiyatı

      Yazılı Edebiyat, Türkler arasında yazının kullanıldığı devirlerde başlayan bir edebiyattır. Eldeki en eski ürünler 5. ve 6. yüzyıllarda yazıldığı tahmin edilen Yenisey Krıgızlarına ait balbal ‘adı verilen mezar taşlarıdır. Ancak bu yazıtlr, adlar ve birkaç sözcükten oluşan Türkçe sözlerden ibarettir. Bu yazıtlardaki alfabe daha sonraki dönemlerde kullanılan Göktürk alfabesine göre ilkel bir nitelik taşır.   Yazılı edebiyata ait en önemli örnekler 8.yüzyılda dikilen ve günümüze dek ulaşan GökTürk Kitabeleri’dir. Bu yazıtlara bugün Moğolistan’da bulunan GökTürk Kitabeleri, Orhun Irmağı’nın eski yatağı üzerinde bulunduğu için Orhun Yazıtları (Anıtları/Kitabeleri) denmiştir. GökTürk Kitabeleri’de Yenisey Yazıtları gibi dikili taşlar üzerine Göktürk alfabesiyle yazılmıştır.   Devamı»
    Islamiyet-Oncesi-Yazili-Turk-Edebiyati
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:38
    0

    İLK İSLAMİ ÜRÜNLER

        KUTADGU BİLİG:   Kutadgu Bilig, Türk dilinin en temel eserlerinden ve Türk dili araştırmalarının en mühim kaynaklarındandır. İslâmî Türk edebiyatının adı bilinen ilk şair ve düşünürü Balasagun'lu Yusuf Has Hacib tarafından kaleme alınmıştır.   Eserini Balasagun'da yazmaya başlayan Yusuf, 1068 yılında memleketinden ayrılarak Doğu Karahanlı Devleti'nin merkezi olan Kaşgar'a gitmiş ve eserini 18 ay sonra, 1069 (Hicrî 462) yılında burada tamamlamıştır. Kitabını bitirince bunu, Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Han'a sunmuş, Han da eseri çok beğendiği için Yusuf'u, takdiren "Hâs Hâcib (Ulug Hâcib)" tayin etmiştir.   Kutadgu Bilig'deki kahramanların temsil ettikleri değerler:   Kutadgu Bilig, dört ana karakter arasında Devamı»
    ILK-ISLAMI-URUNLER
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:38
    0

    İSLAMİ DÖNEMDE İLK DİL VE EDEBİYAT ÜRÜNLERİ (XI.-XII. yy)

      Türkler onuncu yüzyıldan itibaren kitleler halinde İslamiyet'i kabul etmeye başlamışlardır. İslam kültürünün etkisiyle yavaşa yavaş yeni bir edebiyat ortaya çıkmıştır. Kendine özgü nitelikleri ve kurallarıyla "Divan Edebiyatı" adını verdiğimiz dönemin oluşumu 13. yüzyıla kadar gelir. Daha sonra bu edebiyat anlayışı 19.yüzyıla kadar etkin bir şekilde varlığını sürdürür.   Diğer yandan, İslamiyet'ten önceki "Sözlü Edebiyat Dönemi", İslam kültürünün etkisiyle içeriğinde küçük değişimlere uğrayarak "Halk Edebiyatı" adıyla gelişimini sürdürür. Yani, bir anlamda "Halk Edebiyatı" dediğimiz edebiyat, İslamiyet'ten önceki edebiyatımızın İslam uygarlığı altındaki yeni biçimlenişidir. Oysa "Divan Edebiyatı" tamamen dinin etkisiyle şekillenmiş bir edebiyattır.   Türklerin Müslüman olduğunu kabul ettiğimiz 10.yüzyılla, Divan Devamı»
    ISLAMI-DONEMDE-ILK-DIL-VE-EDEBIYAT-URUNLERI-XI-XII-yy
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:37
    0

    DEDE KORKUT HİKAYELERİ

        Dede Korkut öyküleri, Oğuz Türklerinin 9-11. yüzyıllardaki yaşayışları, inançları ve toplumları hakkında önemli ipuçları içerir. Oğuz Türklerini, onların inanışlarını, yaşayışlarını, gelenek ve göreneklerini, yiğitliklerini, sağlam karakteri ve ahlâkını, ruh enginliğini, saf, arı-duru bir Türkçe ile dile getirir. Destanlarındaki şiirlerinde, çalınan kopuzların kıvrak ritmi, yanık havası vardır. Dede Korkut, Türk sözlü edebiyatının önemli öğelerindendir. Destanları uzun süre boyunca sözlü aktarılmış, Akkoyunlular Devleti zamanında (1378-1508) yazıya dökülmüştür. Yazılan Türk Destanları'nın iki orijinal kopyası vardır. Bu kopyalardan biri Almanya'da Dresden'de öteki ise Vatikan'dadır.   Destan özellikli pek çok halk kahramanının mücadeleleri anlatılan Dede Korkut hikâyelerinde; güzel ve hikmetli sözler, Türklerin tarihine Devamı»
    DEDE-KORKUT-HIKAYELERI
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:36
    0

    Halk Edebiyatının Genel Özellikleri

        Halk Edebiyatı, sözlü edebiyatın uzantısıdır. Halkın yarattığı sözlü eserlerden oluşur. Dil, biçim, konular, duyarlıklar bakımından halk kültürüne sıkı sıkıya bağlıdır. Türklerin Anadolu’ya geldikten sonra edebiyatları beş gruba ayrılmıştır. Arapça ve Farsçayı çok iyi bilen aydınların oluşturduğu “Yüksek Zümre Edebiyatı” ve İslam öncesinden gelen sözlü bir “Halk Edebiyatı“. Anadolu’ya göç eden Türkler arasında aynı ayrım devam etti. Medrese eğitimi gören aydın kesim Arap ve Fars edebiyatlarının tesirini devam ettirirken, halk yine saz şairleri aracılığıyla halk edebiyatını devam ettirdi. Dolayısı ile Anadolu Türk Edebiyatı iki grupta incelenmektedir. Bu gruplardan biri Halk Edebiyatı’dır. Devamı»
    Halk-Edebiyatinin-Genel-Ozellikleri
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:35
    0

    Halk Edebiyatının Dönemleri

        13. Yüzyıl Halk Edebiyatı Bu yüzyılda ele geçen eserler daha çok fetih ve savaşlara aittir. Bunların en önemlileri İslami Türk destanlarıdır. Battal Gazi Destanı, Danişmentname bunlardan en ünlüleridir. Dönemin en ünlü kişisi Nasreddin Hoca’dır. O, zekâsıyla, keskin görüşleri ve zeki söyleyişleriyle, nükteleriyle dünyaca tanınmış biridir. 13. yüzyılda yaşadığı halde halka mal olarak kendinden sonra gelen Timurlenk ile karşılaştırılmıştır. Bu asrın en önemli şairi Yunus Emre’dir.   14. Yüzyıl Halk Edebiyatı   Bu yüzyılın en önemli eseri Kitab-ı Dede Korkut ‘tur.Bu kitapta hikayeler Oğuz Türkleri arasında yaşanmış ve yayılmıştır. Kitapta Oğuz Türkleri’nin Gürcüleri, Rumlar, Ermeniler ve diğer Türk boylarıyla Devamı»
    Halk-Edebiyatinin-Donemleri
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:34
    0

    A) ÂŞIK TARZI TÜRK HALK EDEBİYATI

          * İslamiyet’ten önce başlamıştır. * Eskiden kam, baksı adı verilen ozonlara bu dönemde aşık adı verilmiştir. * Âşıklar şiirlerini bağlama adı verilen sazlarla köy köy dolaşıp söylemiştir. * Hece ölçüsü kullanılmıştır. * Dili sadedir. * Nazım birimi dörtlüktür, yarım kafiye kullanılmıştır. * Son dörtlükte şairin mahlası(adı) kullanılır. * Şairler şiirlerini CÖNK adı verilen defterde toplarlardı. * Aşk, ölüm, gurbet, ayrılık konuları sıklıkla ilenmiştir. * Coşkulu, lirik bir söylenişi vardır. * Koşma, mani, Türkü, semai, varsağı destan gibi biçimleri mevcuttur. * 17. yüzyıldan sonra divan edebiyatından etkilenmeye başlamıştır.   KOŞMA   Halk edebiyatında en çok kullanılan biçimdir. Genellikle Devamı»
    A-SIK-TARZI-TURK-HALK-EDEBIYATI
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:33
    0

    ANONİM HALK EDEBİYATI DÜZYAZI ÜRÜNLERİ

        - Atasözleri - Deyimler - Tekerlemeler - Bilmeceler - Fıkralar - Halk Hikâyeleri - Ortaoyunu - Meddah - Karagöz   ATASÖZLERİ   * Yüzyıllar süren tecrübeler sonunda ortaya çıkan özlü sözlerdir. * Kelimeleri değiştirilemezler. * Aynı konuda birbiriyle çelişen atasözleri olabilir.   DEYİMLER   * Günlük hayatta kullanılan kalıplaşmış kelime gruplarıdır.   TEKERLEMELER   Sözcüklerin ses benzerliğinden yararlanılarak oluşturulan yarı anlamlı, yarı anlamsız sözlerdir. Şiir biçiminde de oluşturulan tekerlemelerde ölçü, uyak, seci ve aliterasyondan yararlanılmıştır.   Az gitmiş, uz gitmiş. Dere, tepe düz gitmiş. Altı ay, bir güz gitmiş… Evvel zaman içinde Kalbur saman içinde Develer tellal iken Devamı»
    ANONIM-HALK-EDEBIYATI-DUZYAZI-URUNLERI
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:33
    0

    B) ANONİM TÜRK HALK EDEBİYATI

          Söyleyeni belli olmayan, halkın ortak malı sayılan ürünlerin oluşturduğu, sözlü geleneğe dayalı edebiyattır. Sözlü olduğu için, ürünler; halk arasında dilden dile geçtikçe zaman, kişi, yer unsurlarına bağlı olarak değişikliğe uğramıştır. * Anlatım, sözlü edebiyat geleneklerine uygundur. Süsten uzak, açık, net, anlaşılır bir dil kullanılmıştır. * Daha çok; aşk, hasret, yiğitlik, ölüm gibi tüm insanlığı ilgilendiren konular işlenmiştir. Devamı»
    B-ANONIM-TURK-HALK-EDEBIYATI
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:32
    0

    HALK EDEBİYATININ ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ

          YUNUS EMRE   * Engin hoşgörüsü, insan sevgisiyle sadece bizim değil bütün dünyanın beğenisini kazanmış eşsiz bir şair, fikir adamıdır. * İlahi aşkı ve insan sevgisini eserlerinde işlemiştir. * Hem aruzu hem de hece veznini kullanmıştır. * Şiirlerinde dili oldukça sadedir, zamanının halk dilini kullanmıştır. * Nazım biçimi olarak “ilahi”yi seçmiştir. * “Risalet”ün Nushiye (Nasihatlar Kitabı) ve Divan” adlı kitabı vardır.   PİR SULTAN ABDAL   * Halk edebiyatında lirik şiirin öncülerindendir. * Halk içinde çok sevildiği için isimsiz birçok şiir onun adında yayımlanmıştır. * Tasavvufu, halkın anlayışıyla birleştirmiştir. * Bütün şiirlerini hece ölçüsüyle yazmıştır. * Dili Devamı»
    HALK-EDEBIYATININ-ONEMLI-TEMSILCILERI
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:30
    0

    Divan Edebiyatının Genel Özellikleri

          İslâm dininin benimsenmesinden sonra, Kuran’ın Arapça olmasından dolayı pek çok toplumun kültür dili değişime uğradı. İranlılar 9. yüzyılda edebiyat ürünlerini, Yeni Farsça diye adlandırılan bir dille vermeye başladılar. İran edebiyatının bu ürünlerinden Türk edebiyatı büyük ölçüde etkilenmiştir. Öte yandan Anadolu’da kurulan Türk devletleri, resmi yazışma dili olarak Arapça ve Farsçayı kullandılar. Bu durum edebiyat dilinin değişmesine de yol açtı. Özellikle saray çevresindeki şairler ve yazarlar, yapıtlarını Arapça ve Farsça yazmaya başladılar. Osmanlı Devleti döneminde Arapça ve Farsçanın yoğun etkisinde kalmış olan Osmanlıca dili divan edebiyatında kullanılan ana dildir.   1. Nazım birimi genellikle beyittir ve cümle beyitte Devamı»
    Divan-Edebiyatinin-Genel-Ozellikleri
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:30
    0

    DİVAN EDEBİYATI - Divan Edebiyatının Tarihi Gelişimi

        Divan Edebiyatının Tarihi Gelişimi Divan edebiyatı, Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra meydana gelen yazılı edebiyattır. Arap ve Fars edebiyatı etkisi altında gelişmiştir. Bu etki, Arapça ve Farsça sözcüklerin Türkçeye girmesinin yanı sıra, bu dillerin anlatım biçimlerinin benimsenmesiyle de kendini gösterir. Bu edebiyata Divan edebiyatı denmesinin sebebi, şairlerin şiirlerini divan denen el yazması kitaplarda toplamış olmalarıdır.   Divan edebiyatının ilk örnekleri 13. yüzyılda verilmiştir. Bu edebiyatın ilk ürünlerini veren Mevlana Celaleddin-i Rumi bütün yapıtlarını Farsça yazdı. Aynı yüzyılın bir başka büyük şairi Hoca Dehhani’ydi. Horasan’dan gelip Konya’ya yerleşen Dehhani, özellikle İranlı şair Firdevsi’nin etkisinde şiirler kaleme aldı. 14. yüzyılda Konya, Devamı»
    DIVAN-EDEBIYATI-Divan-Edebiyatinin-Tarihi-Gelisimi
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:29
    0

    Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri

        Ölçüsü ve uyağı olan söz ya da yazıya “manzum” ya da “manzume” denir. Şiirde dize sayısı, dörtlük sayısı, sıralanış düzeni, uyak yapısı gibi dış özelliklerin tümü, nazım biçimini oluşturur. Divan şiirinde pek çok nazım biçimi vardır, ama birkaçı daha yaygın olarak kullanılmıştır.   Biçimlerine Göre: Uyak, beyit, mısra, bend, mesnevî, kasîde, gazel, rubaî, musammat, terkib-i bend, müsemmem, tuyuğ, tahmis, tardiye, taşdir, tesdis, teşbiye, taşir, tezmin, muaşşer, muhammes, murabba, müseddes, müstezat, şarkı   Konularına Göre: Din dışı: Bahariye, Cevreviye, Fahriye, Mersiye, Mehdiye, Gazavatnâme, Sahilnâme, Sakînâme, Kıyafetnâme, Surnâme, Hamamnâme, Şehrengiz, Hicviye, Hezliyat, Tarih Düşürme, Muamma, Lûgaz, Dariye, Rahşiye   Dinî: Devamı»
    Divan-Edebiyati-Nazim-Bicimleri
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:29
    0

    Divan Edebiyatında Düz Yazı (Nesir)

          Divan, şiire ağırlık veren bir edebiyattır. Düzyazı, ancak bilimsel çalışmalarda, tarihlerde, kimi sanatsal metinlerde ve gezi türü eserlerde kullanılmıştır. Divan edebiyatında üç tür düzyazı biçimi vardır. Yalın düzyazı, süslü düzyazı ve orta düzyazı. Yalın düzyazıda halkın konuştuğu dil kullanılmış, halk kitapları, halk öyküleri, Kur’an tefsirleri, hadis açıklamaları bu türde yazılmış eserlerdir.   Süslü düzyazıda (nesirde) hüner ve marifet göstermek amaçlanmıştır. Bu türe genellikle medrese öğrenimi görmüş, Osmanlıcayı iyi bilen yazarlar yönelmiştir. Çok uzun cümlelerin, bol söz ve anlam oyunlarının göze çarptığı bu türün en belirgin örneklerini Veysi ve Nergisi vermiştir. Süslü düzyazıda çok ürün verilmiş bir alan Devamı»
    Divan-Edebiyatinda-Duz-Yazi-Nesir
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:28
    0

    BEYİTLERLE KURULAN NAZIM BİÇİMLERİ

          1. GAZEL: Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Beyit sayısı genellikle 5-9 arasında değişir. Gazelin ilk beyti mutlaka kendi arasında uyaklı olur.Bu ilk beyte “matla”, son beyte ise “makta” adı verilir. Bir gazelin en güzel beytine “beyt-ül gazel”, şairin mahlasının bulunduğu beyte de “mahlas beyti” denir. Beyitleri arasında anlam birliği bulunan gazele “yek-âhenk”, aynı güç ve güzellikte beyitlerden oluşan gazele de “yek-âvâz” gazel adı verilir.   2. KASİDE: Din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla belirli kurallar içinde yazılan uzun şiirlerdir. En az 33, en çok 99 beyitten oluşur. Kasidenin en güzel beytine Devamı»
    BEYITLERLE-KURULAN-NAZIM-BICIMLERI
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:27
    0

    BENTLERDE KURULAN NAZIM BİÇİMLERİ

          1. RUBÂİ: Dört dizelik ve kendine özgü ayrı ölçüsü olan bir nazım biçimidir. Konusu daha çok dünya görüşüne ve şairin felsefi düşüncelerine yöneliktir. Edebiyatımızda bu türün en başarılı son temsilcisi olarak Yahya Kemal gösterilmektedir.   2. TUYUĞ (TUYUK): Rubâi gibi dört dizelik bir nazım biçimidir. Edebiyatımızda en çok tuyuğ yazmış şair Kadı Burhanettin”dir. Bu biçim yalnızca Türk edebiyatına özgüdür. (Rubai, İran edebiyatından geçmedir).   BİRDEN ÇOK DÖRTLÜKLER   1. MURABBA: Dört dizelik kıtalardan oluşur. Bent sayısı 3-7 arasında değişir. Her konuda yazılır.   2. ŞARKI: Genellikle aşk, içki, eğlence konularında yazılan dört dizelik nazım biçimidir. Biçim bakımından Devamı»
    BENTLERDE-KURULAN-NAZIM-BICIMLERI
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:26
    1

    Divan Edebiyatının Önemli Şair ve Yazarları

      Divan Edebiyatının Önemli Şair ve Yazarları   HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. Divanı vardır.   MEVLANA: XIII. yüzyılda yaşamıştır. Birkaç Türkçe beyit dışında, tüm şiirlerini Farsça ile yazan ünlü tasavvuf şairidir. Oğlu Sultan Veled de tasavvufi konuları işleyen bir şair olarak bilinir. Mesnevi, Divan-ı Kebir, Mektubat, tanınmış eserleridir.   ALİ ŞİR NEVÂİ:   Çağatay lehçesinin en güzel örneklerini veren şair 15. yüzyılda yaşamıştır. Muhakemetü”l-Lugateyn adlı eserinde Türkçe“nin Farsça“dan daha üstün bir dil olduğunu savunmuştur. Hamsesi vardır. Anadolu dışında Türkçe şiir yazan ilk şairdir.   ŞEYHİ:   15. yüzyılda yaşamıştır. “Harnâme” adlı Devamı»
    Divan-Edebiyatinin-Onemli-Sair-ve-Yazarlari
  • Perşembe, 14 Mar 2013
    00:26
    0

    DİVAN EDEBİYATINDA NAZIM BİRİMİ

      Nazım sözlük anlamıyla “sıra”, “düzen” demektir. Ama Divan edebiyatında nazım dendiğinde şiir anlaşılır. Divan edebiyatı, daha çok şiir türünde örnekler içerir ve düzyazı eserler azdır. Divan şiiri, kurallarını Arap ve İran edebiyatından alan aruz ölçüsüyle yazılmıştır. Bunun yanında Nedim ve Şeyh Galip gibi bazı şairlerde hece ölçüsüyle yazılmış şiirlere de rastlamak mümkündür. Divan şiirinde daha çok Kur’an, Muhammed’in sözleri olan hadisler, peygamber ve kutsal kişilere ilişkin öyküler, tasavvufun ortaya attığı sorular, ünlü bir İran efsanesini konu alan Şehname gibi konular işlenmiştir. Bu şiirlerde Türk kültürüne ilişkin öğelerden de yararlanılmıştır.   Divan şairi bu konuları, aruz ölçüleri içinde ve çok Devamı»
    DIVAN-EDEBIYATINDA-NAZIM-BIRIMI